BİR BABANIN KIZINA NASİHATI

 

 

 

بســـــــــم الله الرحمن الريــــــــــم

 

BİR BABANIN KIZINA NASİHATI

 

الحمد لله رب العالمين والصلاة والســـلام على ســيد المرســلين وآله و أصحابه الاجمعين ومن اتبعهم بإحسـان الى يوم الدين

       

        Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun!

 

        Canım kızım!

 

        Evlilik; insanın yaşantısında hem dünya hayatı hem de ahiret hayatı açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır. Önemini ve sorumluluğunu iyi anlar ve değerlendirirsen bu dönüm noktası iki cihan saadetine vesile olur. Aksi halde insan ve cin şeytanlarının vesveselerine ve heva-hevese uyarsan çok kötü bir tecrübe olur. Bu nedenle dünya ve ahiret saadetini düşündüğüm ve Allah’tan dilediğim için, dikkate alıp hayatında uygularsan çok yararını göreceğin bir nasihatta bulunmak istedim. Allah hayırlara vesile kılsın.

        Kalbin mutmain olmadığı yani huzurla dolmadığı hayat asla tayyib / güzel, hoş, mutlu bir hayat olmaz. Kalbin mutmain olması ise ancak Allah’ın zikri ile olur. Yani Allah’ın hükümlerince hareket etmekle, Allah’ın rızasını kazandıracak davranışlar sergilemekle olur.

 

الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ طُوبَى لَهُمْ وَحُسْنُ مَآبٍ

 “Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle / risaletiile mutmain olanlar / sükunete erenlerdir. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ın zikri ile mutmain olur / huzur bulur.

Onlar ki, iman etmişler ve salih ameller işlemişlerdir, ne mutlu onlara, varacakları yer de ne güzeldir!”   (Ra’ad:28-29)

 

مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيَاةً طَيِّبَةً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ

Erkek veya kadın, mü’min olarak kim salih amel işlerse, onu mutlaka tayyib / güzel ve temizbir hayatla yaşatırız. Ve mükafatlarını elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.”   (Nahl:97)

 

وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْمَى

Kim Benim zikrimden / risaletimdenyüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve Biz onu Kıyamet Günü kör olarak haşredeceğiz.”  (Ta-Ha:124)

 

        Evlilik yaşamında Allah’ın sana yüklediği asli yükümlülük; eşin için huzur ve neşe kaynağı olmandır. Kendi huzurun ve neşeni eşinin huzur ve neşesinde aramandır.

 

    *Sen eşine tâbi ol. Onun sana tâbi olmasını bekleme!

Eşine ve içinde yaşadığın evin halkına daima hüsnü zanda bulun. Sui zanda değil!

     *Eşine içinde yaşadığın ev halkına güler yüzlü, edepli, hayalı, iffetli, saygılı davran.

     *Eşine karşı hem sevgili hem de saygılı ol! Zira o Allah’ın verdiği konum gereği senin büyüğündür!

     *Eşini kendin ile anne-babası arasında bir seçim yapmaya asla zorlama. Aksi halde eşini anne babasına karşı asi olmaya zorlayan şeytanın askeri konumuna düşersin. Allah korusun o ne kötü bir konumdur!

     *Allah’ın koyduğu yasa gereği sen asla eşin için anne-babasından daha önemli ve öncelikli olamazsın. Sakın Allah’ın yasasını değiştirmeye kalkma!

     *Evlendikten sonra senin kendi anne-babana karşı maddi bir sorumluluğun yoktur! Onlara karşı ancak hayır duada bulunmakla yükümlüsün, başka değil. Anne babanın maddi durumu çok zor olsa da, eşinin maddi durumu çok iyi olsa da eşini anne-babana yardım etmeye zorlayamazsın.

     *Bil ki, eşin kazancı ve malı senin malın değildir! Sen onun malını korumakla yükümlüsün fakat onda  tasarruf hakkına sahip değilsin. Ancak eşin maruf ölçüde senin nafakanı temin etmekle yükümlüdür. Bu senin onun malına ortak olman anlamına gelmez.

      *Eşine karşı isteklerini çoğaltma! Sık sık anne-babamgile gidelim diye onu sıkıştırma! Eşya, yiyecek ve giyeceklerde şunu al, bunu al diye yerli-yersiz, zorunlu olmayan isteklerle eşini sık boğaz etme! Bil ki, saadet ne parayla, ne pulla, ne eşya ile, ne giyecek ile, ne de yiyecek iledir!

      *Hayata zevk merkezli bakma! Dünya sevgisinden sakın.  Allahu Teala’nın şu sözüne kulak ver;

 

بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا  وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى

Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret,                     daha hayırlı ve daha bakidir.”  (A’la:16-17)

 

       Resulullah  Sallallahu Aleyhi Vesellem efendimiz de şöyle buyuruyor;

 

الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ والْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنَّى  عَلَى اللَّهِ

 “Zeki olan kimse, nefsine tabi olmadan ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse ise nefsine tabi olup Allah’a minnet edendir.”  (Ahmed b. Hanbel 23283 ceyyid bir senetle rivayet etti. Beyhaki de rivayet etti.)

 

الدُّنْيَا دَارُ مَنْ لا دَارَ لَهُ وَمَالُ مَنْ لا مَالَ لَهُ وَلَهَا يَجْمَعُ مَنْ لا عَقْلَ لَهُ

Dünya yurdu olmayanın yurdu, malı olmayanın malıdır. Ancak aklı olmayan kimse dünya için toplar.”  (Ahmed b. Hanbel 23283 ceyyid bir senetle rivayet etti. Beyhaki de rivayet etti.)

 

     *Kibirden de Allah’a sığın. Yani ben merkezli / bencil/ kendisini beğenmişlik / gösteriş düşkünü olmaktan Allah’a sığın!

     *Şeytan dünya süslerine dikkatini çektiği zaman ahireti hatırla, cennet nimetlerini hatırla.!

     *Dünyada bazı sıkıntılarla karşılaştığın zaman da ahireti hatırla  cehennem azaplarını hatırla! Unutma ki dünyada hiçbir sıkıntı sürekli değildir. Zorlukla birlikte bir kolaylık daima vardır. Sıkıntılar imtihan içindir. Zor durumlarda sadece Allah’a sığın. O’ndan yardım dile. Allah sabredenlerle beraberdir!

     *Eşine karşı içtenlikle iyi davran. İyi davranışının karşılığını bekleme saplantısına kapılma!. Asık suratlı olma! Ona karşı yüksek sesle konuşma! Ona karşı asla saygısız, edepsiz, aşağılayıcı hitaplarda bulunma!

     *Eşini yönetmeye kalkma! Unutma o senin efendindir. Hakim olan odur. Allah’ın yasası da budur! Sakın o yasayı değiştirmeye kalkma!

 

      Canım kızım!

 

     *Evlilik hayatı müşterektir. Fakat bu senin eşinle aynı derecede söz ve karar sahibi olman anlamına gelmez. Senin sorumluluk alanın farklıdır. Onun sorumluluk alanı farklıdır. Evlilik yaşamında karar veren eşindir. Sen değil! Senin eşinin kararını veto etme hakkın yoktur. Eşinin senin onayına alma zorunluluğu da yoktur. O maruf ile amel etme gereği senin görüşünü sorabilir. Ancak sana uymak ve seni ikna etmek zorunda değildir. Onun için öylesi bir beklenti içine girme! Allah’a isyan olmayan her hususta eşine uy! Bunun böyle olması Allah’ın emri gereğidir.

      *Eşin nereye giderse sen ona tâbi ol! Ben orada yaşamam, ben oraya gitmem deme! Aksi halde şeytanın dümen suyuna girmiş olursun.

      *Asli vazifen; eşine karşı huzur ve neşe kaynağı olmandır. Çocuklarının mürebbiyesi olmandır. İçinde yaşadığın evin çeki düzen ve temizliğidir. İçinde yaşadığın ev halkının hepsine karşı iyi davranmandır. Büyüklere saygı küçüklere sevgi göstermendir. Onlara kötü davranarak eşini hoşnut kılamazsın. Dolayısıyla asli vazifeni yapmış olamazsın! Bu Allah’ın hükmünün gereğidir. Allah’ın hükmüne içinde bir sıkıntı duymadan tam teslimiyetle teslim ol ki, huzur bulasın!

      *Senin evin eşinin yaşadığı yerdir. O anne-babası ile birlikte ise senin evin orasıdır. Onun için orada eğreti gibi olma. Ayrı evim olsun düşüncesi şeytandandır. Şeytana uyma! Aksi halde huzurun kaçar. Yaşamın sıkıntılı olur. Böylesi arzular aklına düşerse cennetteki Allah’ın vaad ettiği ‘güzel evleri’ düşün! Şeytana uyma!

 

وَعَدَ اللّهُ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ وَرِضْوَانٌ مِّنَ اللّهِ أَكْبَرُ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tayyib meskenler /güzel evlervaadetti. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.” (Tevbe:72)

 

       *Tüm işlerini ihsan ile yap! Yani özveri ile, özen ile en iyi şekilde yap! Allah ihsan ile amel eden kullarını sever!

       *Allah nasip ederse çocuklarını güzel ahlak ile yetiştir. Zira dünyada en hayırlı kazanç hayırlı eş ve hayırlı evlattır. Bu hususta Allah’tan yardım dile! Sen eşine hayılı eş olmaya çalış ki Allah da eşini sana hayırlı eş kılsın!

       *Az ile yetinmeyi ahlak edin! Kanaatkâr ol. Tamahkâr olanlar asla huzur bulamazlar! ‘En büyük zenginlik kanaatkârlıktır’ diyen boşuna dememiştir.

       *İktisadi düşünce ile hareket et! Yani daima ihtiyaçlar ile imkânlar arasındaki dengeyi gözet! Bu ahlakın olsun. Savurgan olma! O da israf kadar haramdır. Dengeyi gözet!

       *Beş vakit namazını kıl. Orucunu tut. Eşine ihsan ile itaat et. Namusunu / iffetini koru! Hem dünyada huzurlu / güzel bir yaşamın olsun! Hem de ahirette Allah’ın vaad ettiği adn cennetlerine giresin!

 

      Canım kızım!

 

      Yoluın açık olsun! Bahtın açık olsun! Allah dünyada insan ve cin şeytanlarının şerrinden, Ahirette de cehennem azabından korusun. Bu nasihatlarımı inşaallah dikkate alırsın iki cihan saadetine erişirsin. Evliliğin hayırlı olsun!

 

Allah’a emanet ol! Canım kızım!

 

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerine olsun!

 

Hayırlı haberlerini ve dualarını bekleyen baban.

      

AHMED KILIÇKAYA

Nisan, 2006

www.islamiyontem.net

 

 

Share Button
AddThis Social Bookmark Button

Ek Bilgi